Nurların sadeleştirilmesinde, muhtevasının muhafaza edilemeyeceği bir gerçek, ama daha çok insana ulaşması amacıyla -anlamında daralma bile olsa- böyle bir yola başvurulamaz mı?


Risale-i Nurları sadeleştirmenin mahzurları içinde, sadece anlam daralması yoktur. Bunun dışında bir çok mahzurlar da vardır. Belki insanların anlamaması bu mahzur için özür teşkil edebilir, ama sadece bu gerekçe diğer mahzurları nazardan düşürüp  ıskat etmez.

Mesela, Risale-i Nurların bir vazifesi de Kur’an’i tabirleri ve terimleri, özellikle de Allah’ın isim ve sıfatlarını bu milletin zihnine nakşetmektir. Zaten bizim anlayamıyoruz dediğimiz kelimelerin ekserisi, Allah’ın isim ve sıfatları ya da Kur’an’i terimlerdir. Bu gibi tabir ve terimlerin bugünkü konuşma diline çevrilmesi -kelime yetersizliğinden dolayı- adeta imkansızdır. Elması çamurun içine atmak gibi bir şeydir. Öyle ise biz Risale-i Nurları kendimize uydurmak yerine, gayret edip biz ona uymalıyız.

Zaten Risale-i Nurları anlayan tecrübeli ağabeyler bu izah işini ders esnasında yeterince yapıyorlar. Bunun dışında Risale-i Nurları sadeleştirmek, hem hakikatlere hem de Üstad Hazretlerine büyük bir haksızlık olur. Bu konu, sadeleştirme ile ilgili daha önce verilmiş cevaplar da nazara alınarak okunursa mesele anlaşılır kanaatindeyiz.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Risale-i Nurlar Neden Türkçe Değil, Neden Sadeleştirilmiyor? 

- Risaleleri Şerhetmek ya da Sadeleştirmek Uygun mu?