"Heybetle beraber âsar-ı üns ve ülfet dahi görünür." cümlesini devamıyla ve "âsar-ı üns" tabiri ile açar mısınız?


"Hem Üstadımız, gayet mütevazidir. Tefevvuk ve temeyyüz dâirelerinden, şöhret sevdalarından ziyadesiyle sakınırlar. Kendilerine mahsus sâfi meşrebi, o gibi can sıkacak şeylerden âlîdir. Herkese, hele ihtiyarlara ve çocuklara ve fukaralara, rıfk ve mülâyemetle uhuvvetkârane bir muamele-i hâlisanede bulunurlar. Mübarek yüzlerinde, mehâbet ve beşâşetle karışık bir nur-u vakar lemean eder. Heybetle beraber âsar-ı üns ve ülfet dahi görünür. Daima mütebessim bulunurlar."

Heybet, hürmetle beraber korku hissini veren bir haldir. İnsanların ilk gördüğünde sakınıp korktuğu, ama aynı zamanda hürmet ve saygı beslediği bir halettir. Bu heybet hâli Allah dostlarının seçkin bir vasfıdır. Aynı hâl Üstad Hazretlerinde de var.

Üns ve ülfet hâli ise, görüldüğü zaman çabuk arkadaşlık ve dostluk kurulacak kişiler demektir. Yani sıcakkanlı, sevecen ve babacan tavırlı insan demektir. Gördüğü zaman hemen kanı kaynayıp ve onunla dost olunacak kişi demektir. Yanında bulunduğun zaman kişiye emniyet ve güven veren insan manasına da gelir.

Normalde heybet ile ünsiyet iki zıt gibi dururlar, ama hakiki Allah dostlarında bu iki güzel vasıf beraber bulunur ve birbirleri ile çelişmezler. Allah dostlarını gördüğün zaman heybetinden hem kalp ürperir hem de büyük bir dostluk ve aşinalık oluşur demektir. Bu hasletlerin her ikisinin de Üstad Hazretlerinde var olduğuna Onu görenler şahitlik ediyorlar.

"Fakat bazan tecelliyatın muktezası olarak mehâbet ve celâl nazarı o derece tezahür eder ki, artık o zaman yanında bulunup da söz söylemek isteyen adamın, âdeta dili tutulur, ne söylemek istediği anlaşılmaz. Bu âcizler, çok defa bu hali müşahede ettik."(1)

Mehabet ve celal, hürmetle beraber korku hissini veren bir haldir. İnsanların ilk gördüğünde sakınıp korktuğu, ama aynı zamanda hürmet ve saygı beslediği bir halettir. Bu heybet hâli Allah dostlarının seçkin bir vasfıdır. Aynı hâl Üstad Hazretlerinde de var.

Allah dostlarını gördüğün zaman heybetinden hem kalp ürperir hem de büyük bir dostluk ve aşinalık oluşur. Bu hasletlerin her ikisinin de Üstad Hazretlerinde var olduğuna Onu görenler şahitlik ediyorlar.

Hürmet, saygı, yücelik, heybet, ihtiram, azamet ve büyüklük halleri Allah’ın Celal isminin bir tecellisi oluyor; ki bu tecelli en ziyade Allah dostlarında görülüyor.

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Kastamonu Hayatı.