Risalelerin ilhamen yazılmış olduğunu biliyoruz, peki lahikalar da mı ilhamen yazılmıştır?


Risale-i Nurların her cüzüne ve her risalesine mahz-ı ilham nazarı ile bakmak doğru olmaz. Bir çok risale Üstad Hazretlerinin kuvve-i ilmiyesi ile yazılmıştır.

Mesela Muhakemat, İşaratü’l-İ’caz, Sünuhat, Münazarat gibi kitaplar Üstad Hazretlerinin kuvve-i ilmiyesi ile kaleme alınmış eserlerdir. İlham burada ikinci derecede yer almıştır denebilir.

Lahikaların büyük bir kısmı hizmet ve metoda dair bahislerden teşekkül etmektedir. Bu sebeple lahikalara ilham nazarı ile bakmak gerekmez. Ama içlerinde ilham ile yazdırılan mektuplarda bulunabilir.

Risale-i Nur Külliyatı'nın iskeletini ve temelini, SözlerMektubat,  Lem'alar,  Şualar,  Mesnev-i Nuriye gibi eserler oluşturmaktadır. Bu temel eserlerin kahir ekseriyeti ise mahz-ı ilhamdır. Yani bu eserler Üstad Hazretlerinin kuvve-i ilmiyesinden ziyade, ihtar-ı İlahi ve ilham-ı Rabbani şeklinde yazdırılmıştır. Külliyat'ın bir kısmının ilham ile bir kısmının da ilmi kuvve ile yazılmasında bir tenakuz ve çelişki yoktur.

İlhamın keyfiyetini tabir etmek zor bir husustur. Ancak avam insanlarda da ilham olduğu için, kıyas yapabiliriz. Bir mana bazen kalbimize birden tulu eder. Onun kuvvetli ve daha sağlam şeklini evliyalarda tasavvur edebiliriz. Risale-i Nur'daki teşbih ve temsillerin hepsi ilham ve iktibastır. Hatta Küçük Sözlerdeki bazı temsiller Hazreti İbrahim (as)’in suhufundan iktibas edilmiştir.(1)

(1) bk. Osmanlıca Fihrist Risalesi, Sekizinci Söz.