"Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma." Bu batmaklar nasıldır?


Batmak kelimesi bir çok anlamda kullanılabiliyor. Buradaki karşılıği ise daha çok, duyguların kirlenmesi ve ısrarı halinde iyi duyguların, hislerin kaybolması şeklindedir.

İnsan yaratılış itibarı ile temiz bir fıtrat üzeredir. Fakat zamanla, küçük bazı günahlar ile bu duygular kirlenmeye başlar ve saflığını kaybeder. Bu küçük günahlar zamanla büyük günahlara kapı açar ve büyük günahlar ise maneviyatın mikropları gibi insanın duygularını hasta eder ve zamanla da temiz duygulardan eser kalmaz. Yani temiz duygular batar, biter.

Aynı iki insandan birisi, insanı bıçakla doğrarken, diğeri sineği incitmekten korkuyorsa, birinci adam, şefkat ve sevgi duygusunu batırmış ve öldürmüş demektir. Dolayısı ile bu basit bir hatadır veya küçük bir günahtır, dememek gerektiği Üstadımız ifade ediyor. Bir yasak bakış, bir yanlış, başka daha büyük yanlışlara birer davetiye gibidir. Hadisin ifadesi ile (mana olarak),

"Her bir günah kalbe bırakılan bir kara leke gibidir..." (1)

Zamanında temizlenmez ise, zamanla büyüyüp, sahibini yutabilir.

(1) bk. Tirmizî, Tefsir, Mutaffifin.