"Öyle ise, şu nihayetsiz hüsn-ü sanat içinde gıda-yı ervah ve kut-u kulûb, elbette melâike ve ruhanîlere bakar, gösterir." Bu cümleyi açıklayabilir misiniz?


İnsanın ulaşamadığı uzaklıklarda ve nüfuz edemeyeceği derinliklerde, mükemmel güzellikler vardır. Özellikle semavatın kendine has olan bu güzellikleri, elbette ki birileri tarafından temaşa ediliyordur.

Nasılki, yiyeceklerin varlığı bir mideye işaret eder, renklerin ve güzelliklerin olması da temaşa eden gözlere işaret eder. Güzel masnuatı temaşa etmek ise maddi değil, manevi bir zevk ve lezzettir. Yani kalplerin ve ruhların gıdasıdır. Bu ise melekler ve ruhanilerin varılığına işaret etmektedir.