Süfyaniyetin Dört Rüknü Kimlerdir?


Ne Risalelerde ve ne de sohbetlerinde, Üstadımız'ın isimlerle meşgul olmadığını görmekteyiz. Nitekim; deccâliyeti bir şahıs olarak değil, bir şahs-ı manevi olarak kabul etmektedir. Bizlerin de bunu bir prensip olarak algılamamız icâb etmektedir. Hesab vermek üzere ölmüş insanlarla uğraşmak hiçbir fayda sağlayamayacağı gibi, olumsuz neticeleri ise ihtimâl dâhilindedir.

Kaldı ki, bu şahs-ı manevinin mümessilleri birkaç isimden ibâret değildir. Bazılarının tahmin ettiği isimleri ise, nümune olarak algılamak daha doğru olur kanaatindeyiz.