"Böyle acip ve muammâ-âlûd şu kâinatın perde-i zahiriyesi altında, elbette ve elbette böyle acaip bizi bekliyor. Böyle acaibi haber verecek, böyle harika ve fevkalâde muciznümâ bir zat lazımdır." İzah eder misiniz?


Şu içinde yaşadığımız maddi âlem, gaybî ve manevî âlemlerin üstünde tenteneli bir perde, bir örtü gibidir. İman gözlüğü ile bakıldığında bu perdenin arkasındaki  gaybî ve manevi âlemler müşahede edilir.

Peygamber Efendimiz (asm) ve getirdiği hidâyet nuru müminlere  her şeyin içyüzünü ve hakikatini gösteriyor.

Mesela, bizler; kabrin bir hiçlik ve yokluk kuyusu değil, ebedî hayatın bir başlangıcı ve mukaddemesi olduğunu Peygamber Efendimizin (asm) getirdiği İslâm ve iman nuru ile biliyoruz.

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm),

"Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur." (Tirmizi, Kıyamet, 26.)

buyurarak, hayatın ölümden sonra da devam ettiğini haber veriyor ve kabri bir cennet bahçesi olarak bulmamızın yollarını gösteriyor.

Misalleri çoğaltmak mümkündür...