"Risale-i Nur’un kahraman bir kâtibi olan Hüsrev’e ‘Yaz!’ emir buyurulmasıyla, Levh-i Mahfuzdaki yazılan Kur’ân gibi yazılması ve Kur’ân-ı Azîmüşşanın hak kelâmullah olduğunu..." İzah eder misiniz?


Her türlü değişiklik ve bozulmalardan muhafaza edilmiş levha. Olmuş ve olacak bütün varlık ve olayların bütün ayrıntılarıyla yazılı bulunduğu kader levhası.

Levh-i Mahfuz, olmuş ve olacak şeylerin, olayların yazılı olduğu kader levhasıdır.

İşte Bediüzzaman Hazretlerinin "Levhi mahfuzdaki Kur'an gibi yazılması" dediği ifadeyi bu manada değerlendirmek gerektir. Bu Kur'an'da gayrı ihtiyari tüm; "Allah, Muhammed vb. kelimeler alt alta gelmiştir" Kitapçılarda "Hüsrev hattı" diye bilinen Kur'an-ı Kerim, Bediüzzamanın tavsif buyurduğu Kur'andır.

Küçük bir alem olan insandaki hafıza kuvveti, büyük bir insan olan âlemdeki Levh-i Mahfuza işaret eder. Keza ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları, hayvanların nutfe ve yumurtaları Levh-i Mahfuz'dan haber verir.

Cenab-ı Hak, her şeyin "kitab"ta yazılı olduğunu söyler. Müfessirlerin beyanına göre, ilgili ayetlerdeki "kitab"tan murat Levh-i Mahfuzdur. Levh-i Mahfuz'un da aslı, Allah'ın ilmine dayanmaktadır.

Levh-i Mahfuz'un hakikatını bir derece anlamak için, onun tereşşuhatı hükmünde olan nümuneleri nazara alınmalıdır. Meselâ:

“Nasıl küçük küçük cüzdanlar, büyük bir kütüğün vücudunu ihsas eder ve küçük küçük senedler, bir defter-i kebirin bulunduğunu iş'ar eder ve küçük kesretli tereşşuhatlar, büyük bir su menbaını işmam eder. Aynen öyle de: Küçük küçük cüzdanlar hükmünde; hem birer küçük levh-i mahfuz manasında; hem büyük levh-i mahfuzu yazan kalemden tereşşuh eden küçük küçük noktalar suretinde olan benî beşerin kuvve-i hâfızaları, ağaçların meyveleri, meyvelerin çekirdekleri, tohumları; elbette bir hâfıza-i kübrayı, bir defter-i ekberi, bir levh-i mahfuz-u azamı ihsas eder, iş'ar eder ve isbat eder, belki keskin akıllara gösterir.”(1)

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime.