Kıyametle tüm kâinat mı, yoksa sadece Samanyolu galaksisi olan bizim içinde bulunduğumuz galaksi mi yok olacak?


Bu konuda çok açık hüküm olmamakla birlikte, bazı âlimler kıyamette her şeyin yok olacağı görüşündedirler ve şu âyet-i kerîmeyi buna delil getirirler.

“Allah’ın zâtından başka her şey helak olacaktır.” (Kasas Suresi, 28/88)

Ancak, âyet-i kerîmede geçen “halikün” ibaresine bazı  âlimler de “helak olucudur” mânası vermişlerdir. Yani her şeyin mahiyetinde helak olabilme vasfı vardır, ancak Cenâb-ı Hak dilerse helak eder, dilerse varlığını devam ettirir.

Üstad Hazretleri Kader Risalesi’nin Zeylinde bu âyet-i kerîmeye şu mânayı verir:

"Her şey nefsinde mâna-yı ismiyle fânidir, mefkuddur, hâdistir, mâdumdur. Fakat mâna-yı harfiyle ve Sâni-i Zülcelal’in esmâsına âyinedarlık cihetiyle ve vazifedarlık itibariyle şâhiddir, meşhuddur, vâciddir, mevcuddur."

Şu var ki, kıyametle başlayacak yeni dönem hakkında “neş’e- i uhra” yani ikinci yaratılış denildiği ve bu dünyadaki her şeyin âhirettekilere göre gölge gibi zayıf kalacağı düşünülürse, kıyamet hâdisesiyle bütün mahlûkat yok olmasalar bile, her şeyin o âleme uygun yeni bir mahiyete bürüneceğinde şüphe yoktur.  Üstad Hazretlerinin ifade ettiği gibi o âlem; “taşıyla, toprağıyla hayattardır. Sen bir ağaca gel desen hemen gelir.” 

Taşın ve ağacın bu kadar değişeceği âhiret âleminde, bu terakki yolculuğundan bütün eşya hissesini alacaktır. Ne cennetin bağları dünya bahçelerine benzer, ne cehennemin ateşi dünya ateşine.  Bu tebeddülatla, eşyanın dünyadaki halleri bir bakıma helak olmuş, ortadan kalkmış gibi olur.

İbrahim Suresinin 48. âyeti bu hakikati şöyle beyan etmektedir:

“O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve Kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.”

Âlimlerimiz, âyette yer ve göklerin başka şekle girmesi haberinden hareketle, kıyamette bunların tamamının ortadan kalkacağı kanaatine varmışlardır. Ancak, “dönüştürülme” hâdisesi tamamen yok olma şeklinde mi olacak, yoksa farklı bir mahiyet kazanma şeklinde mi? Bu konuda kesin bir hüküm verilmemiştir.

Konuyla alakalı bir makaleyi istifadenize sunuyoruz.

EVRENİN YOK OLUŞU ( BİG CRUNCH)

Kur'an’da sadece evrenin oluşumu hakkında bilgiler yoktur. Evrenin sonu hakkında da bazı açıklamalar bulunur. Enbiya süresinde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"O gün Evren’i kitabın sayfalarını katlar gibi düreriz. Ve onu yaratılışa ilk başladığımız duruma iade ederiz. Bu, üzerimizdeki bir vaattir. Elbette, gerçekleştireceğiz." (Enbiya Suresi, 21/104)

Âyetin ifadesi ile evren, tıpkı ilk yaratıldığı hale geri dönecektir. Yani evren yokluktan yaratılmıştır ve ve yokluğa gidecektir. Bilim adamlarının da evreni bekleyen son hakkında yaptığı araştırmalar, aynı sonucu vermektedir. Big bang adı verilen büyük bir patlamayla başlayan evren, big crunch denilen bir çöküşle içine çökerek başladığı yere geri dönecektir.

Evrenin bu şekilde kapanması astronomide “kapalı evren modeli” olarak bilinmektedir. Evren, ilk patlamanın etkisiyle genişlemeye devam etmektedir. Bu genişlemeyi frenleyen kuvvet ise kütleler arasındaki çekim kuvvetidir.

Havaya fırlatılan bir cisim bir süre yükselse de, bu yükselmesinin hızı zaman ile orantılı olarak yavaşlar ve bir süre sonra durur. Dünya kütlesinin çekimine dayanamaz. Daha sonra bu süreç geriye işler ve yere doğru düşer. Evrende de ilk patlamanın etkisiyle sürekli birbirinden uzaklaşan maddeler kritik bir uzaklığa ve hıza geldiğinde duracak ve kütlesel çekim kuvveti nedeniyle tekrar geri dönecektir. İlk başlangıçtaki tekilliğe kadar büzülecek ve evren yok olacaktır. Fizik profesörleri; Renata Kallosh ve Andrei Linde evreni bekleyen sonu şöyle ifade etmektedir:

"Evrenin akıbeti, küçülmeye ve yok olmaya doğru gidiyor. Gördüğümüz ve daha uzaklardaki göremediğimiz her şey, bir protondan bile küçük bir nokta şeklinde küçülecek. Sanki kara delik içindeymişsiniz gibi… Kara enerjinin en iyi tarifinin şu açıklama olduğunu bulduk: Aşama aşama negatif hale gelen bu kara enerji, evrenin dengesinin değişmesine sebep olacak ve büzülüp çökecek…" (1)

Yeryüzünde var olan tüm canlılar doğar, yaşar ve ölürler. Bu, insanlar dâhil tüm canlı varlıkları bekleyen sondur. Gerçekte bakıldığında aynı son cansız maddeler için de geçerlidir. Yıldızlar, yıldız sistemleri, galaksiler de doğar yaşar ve ölürler. Bu, içinde yaşadığımız evreni de bekleyen sondur. Evrenimiz yokluktan var olmuştur ve şu anda yaşamını sürdürmektedir. Zamanı geldiğinde o da yok olacaktır.

(1) Mark Schwartz, “Cosmic ‘big crunch’ could trigger an early demise of our universe”, Stanford Report, 25 Eylül 2002.