"Risale-i Nur’un şahs-ı mânevîsi ve biz şakirtleri, bir terfi ve terakki fermanını âlem-i gayptan alacağız." cümlesini nasıl anlamalıyız?


Bu mektubta Üstadımızın gördüğü manidar bir rüya anlatılmaktadır. Üstadımızın "Terfi ve terakki fermanını âlem-i gaybdan alacağız." ifadesinin hemen altında, bu rüyanın tabirini ve sorunuzun cevabını veriyor. Şöyle ki:

"Şimdi tabiri ise, o fermanı temsil eden masumların kalemiyle manevi tefsir-i Kur'an'ı aldığımızdır." ifadesiyle, masumların kalemiyle gaybdan manevi bir Kur'an tefsiri alınmasıdır. Yani manevi bir tefsir olan Risale-i Nurlar, Hem Risale-i Nur'un şahs-ı manevisinin ve hem de ehl-i imanın, imanını kuvvetlendirmek ve talebelerine çokça sevap kazandırmak itibariyle, terfi ve terakki fermanı anlamına gelir.

Bu manayı kuvvetlendiren yine aynı mektubtan alınan aşağıdaki parçadır: 

"Şimdi anlaşıldı ki, o sürur, o sevinç mezkûr manevi fermanı temsil eden masumların ve ümmîlerin kalemlerinin yazıları, nesl-i âtînin sahaif-i hayatlarına, âlem-i İslamın sahife-i mukadderatına ve ehl-i imân istikbalinin defterlerine neşr-i envar edeceklerinin ve o masumların halis ve sâfi amelleri ve hizmetleriyle sahife-i âmâlimizde hasenatlarını yazıp kaydetmesinin ve Risale-i Nur şakirtlerinin mukadderatını mesudâne idamesinin haberini veren, o daha gelmeyen hediyeden geliyordu. Benim, o azim yekûndan hisseme düşen binden bir cüz'ü ruhen hissedilmiş, beni mesrurâne heyecana getirmiş idi."(1)

(1) bk. Kastamonu Lahikası, 78. Mektup.