"Bütün eşya bir tek teveccühüne bedel olamaz." cümlesini izah eder misiniz?


"Evet, nasıl ki mânâ-yı sarihi Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma der: 'Eğer ehl-i dalâlet arka verip senin şeriat ve sünnetinden i’raz edip Kur’ân’ı dinlemeseler, merak etme. Ve de ki: Cenâb-ı Hak bana kâfidir. Ona tevekkül ediyorum. Sizin yerlerinize, ittibâ edecekleri yetiştirir. Taht-ı saltanatı her şeyi muhittir; ne âsiler hududundan kaçabilirler ve ne de istimdat edenler medetsiz kalırlar.'”

"Öyle de mânâ-yı işarîsiyle der ki: 'Ey insan ve ey insanın reisi ve mürşidi! Eğer bütün mevcudat seni bırakıp fenâ yolunda ademe giderse, eğer zîhayatlar senden mufarakat edip ölüm yolunda koşarsa, eğer insanlar seni terk edip mezaristana girerse, eğer ehl-i gaflet ve dalâlet seni dinlemeyip zulümata düşerse, merak etme. De ki: Cenâb-ı Hak bana kâfidir. Madem O var, her şey var. Ve o halde, o gidenler ademe gitmediler. Onun başka memleketine gidiyorlar. Ve onların bedeline o Arş-ı Azîm Sahibi, nihayetsiz cünud ve askerinden, başkalarını gönderir. Ve mezaristana girenler mahvolmadılar; başka âleme gidiyorlar. Onların bedeline başka vazifedarları gönderir. Ve dalâlete düşenlere bedel, tarik-i hakkı takip edecek muti kullarını gönderebilir. Madem öyledir; O her şeye bedeldir, bütün eşya bir tek teveccühüne bedel olamaz.' der."(1)

Allah’ın rızası, her şeyden üstündür. Allah’ın zerre kadar hoşnutluğu, bütün insanların alkış ve teveccühünden daha üstün ve daha kıymetlidir. “Öyle ise ey Resulüm! İnsanların sana sırt çevirmesinden ve sana iman etmemesinden mahzun olma, ben senden razıyım. Benim sana olan bir teveccühüm, bütün insanların teveccühünden daha ehemmiyetli ve daha kıymetlidir”, diyerek Allah, Resulüne teselli veriyor.

“Bütün eşya bir tek teveccühüne bedel olamaz” ifadesi, Allah’ın rızasının her şeyin üstünde olduğuna işaret ediyor.  

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın sahibidir." (Tevbe suresi, 129)

(1) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a.