"Kıyametin kopacağı anında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir eser-i rahmet olarak, ehl-i imanın ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kâfirlerin başına kopacaktır..." Kıyamet öncesi müminlerin ruhları nasıl alınacak?


 "Evvela: Neden sadece kâfirlerin başına kopar?"

"Kıyametin kopacağı anında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir eser-i rahmet olarak, ehl-i imanın ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kâfirlerin başına kopacaktır."(1)

Demek bu müminlere Cenab-ı Hakk’ın bir eser-i rahmetidir ki kıyametin dehşetini onlara göstermiyor. Bu da Güneş'in batıdan doğup tövbe kapısının kapanmasıyla başlama ihtimali var. Çünkü artık tövbe kapısı kapandığı, müminlerin topluca ölümleriyle imtihan sırrı anlaşıldığı için, kâfirlerin iman etmeleri makbul olmayacaktır.

"Saniyen: Ruhların kabzı tedrici midir birden midir?"

"Kıyamet kopmasına yakın, tekrar bir dinsizlik cereyanı baş gösterir, galebe eder ve elhükmü lil ekser kaidesince, yeryüzünde Allah Allah diyecek kalmayacak; yani, ehemmiyetli bir cemaat küre-i arzda mühim bir mevkie sahip olacak bir surette Allah Allah denilmeyecek demektir. Yoksa, ekalliyette kalan veyahut mağlup düşen ehl-i hak kıyamete kadar baki kalacak; yalnız, kıyametin kopacağı anında, kıyametin dehşetlerini görmemek için, bir eser-i rahmet olarak, ehl-i imanın ruhları daha evvel kabzedilecek, kıyamet kafirlerin başına kopacaktır." (2)

Bu ifadelerden kıyametin kopmasından kısa bir zaman önce ehl-i imanın ruhlarının kabzedeceği anlaşılıyor. Çünkü (anında) ifadesi çok kısa bir zamanı ifade eder. Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (asm) şöyle bu­yurmaktadır:

“Doğrusu ALLAH, Yemen'den, ipekten daha yumuşak bir rüzgâr göndere­cek. Bu rüzgâr, kalbinde, bir tane ya da zerre ağırlığında iman bulunan hiç kimseyi sağ bırakmayacaktır.” (Buhârî, Tarih, 5/109; Hâkim, Müstedrek, 4/455)

Bu hadiste, kıyametin kopmasına yakın rüzgârın Yemen'den gelerek kalbinde bir tane ya da zerre ağırlığında imanı bulunan mü’minin ruhunu kabzedeceği ifade edilmektedir.

İmam-ı Nevevî, bu hadisi, zahirî manasına hamlederek tevile lüzum olmadığını belirtir. Bu hadis, konuyla alakalı diğer hadislere muhalif değildir. Çünkü müminler, kıyamet gü­nünün yakın olup alametleri ortaya çıktığı zaman ruhlarını bu yumuşak rüzgâr alıncaya kadar hak üzerinde olmaya devam edeceklerdir. (Nevevî, Müslim Şerhi, 2/132)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

(2) bk. age.