Dinimize, başta Yahudi ve Nasaraya benzememek teşvik edildiği halde, Üstadın; şapka konusunda yumuşak bazı ifadeler kullanmasını nasıl anlamalıyız? Ayrıca günümüzde şapka takmaya zorlama yok; bu durumda nasıl davranmak gerekir?


Şeriat zahire hükmeder. İnsanın kalbindeki mana ve muhteva Allah’a açıktır. Kullara ise; kapalıdır. O halde biz birbirimizi değerlendirirken, zahir alemetlere bakıp onunla muamele ederiz. Şapka ve zünnar bir nevi Hristiyan âdeti olduğundan, bir Müslüman'ın normal şartlarda bunları kullanması onlara benzemek anlamına gelir.

Ancak cebir ve zorlama zaruriyat nevinden olduğundan mesuliyetleri ortadan kaldırır, haramı izale eder. Üstadımız cebir ve zorlamanın olduğu zamanlarda, ümmetin hayatını kurtarmak için bu fetvayı vererek, ehli delaletin oyunlarını bozmuştur. Şimdi ise, zorlama olmadığından kullanılmasına ihtiyaç yoktur.

Ancak zaman da iyi bir müfessirdir. Bazı şeyleri zamanın ilcaatı ortadan kaldırabilir.

Bu gün şapka; gerek Hristiyan aleminde, gerekse ülkemizde kullanılmamaktadır. Kullanan ise Hristiyan âdeti olarak ve o niyetle kullanmamaktadır. İslam aleminde ise; zorlama olmamakla beraber kullananlar, başka sebeplere binaen şapkayı giyiyor. Giyenlere Hristiyanlaşma muamelesi yapmak veya küfür âdetidir diye tezyif ve tahkir etmek doğru bir davranış değildir.

Çünkü zaman bu meselenin ciddiyetini izale etmiş, ortadan kaldırmıştır. Şapkayı kullananlar mazideki simgesi açısından değil, kendilerine ait sebeplerden dolayı kullanıyorlar. Bu sebeple muhalefet edip onların kalplerini kıracak tarzdaki muamelat; edep açısından mahzur getirir. En güzel yol müspet hareketle alternatifler üreterek, topluma faydalı olmaktır.