"El-hükmü li’l-ekser." kaidesi her zaman geçerli midir? Bazı dilenciler ihtiyacı olmadığı halde, bizlerden para alarak bizi aldatıyorlar?


"El-hükmü lil ekser" kaidesi; "hüküm ekseriyete göre verilir" demektir. Bu çoğunluk bazen kemiyet ve bazen de keyfiyet açısından farklı olur.

Mesela; bir müessese ekseriyetle başarılı ise; artık onun az olan başarısız durumuna bakılmaz.

Bir talebe imtihanda elli puan alırsa o dersi geçer. Yapamadıkları soruların hesabı sorulmaz.

Bir insan genellikle sağlıklı ise; o insana sıhhatli gözüyle bakılır. Ara sıra zuhur eden hastalıklar esas alınmaz.

Bir insanın iyilikleri kötülüklerinden fazla ise, o insan iyidir.

Bir meşverette ekseriyetin reyleri esas alınır. Karar alındıktan sonra artık muhalif olanların fikrine itibar edilmez.

Haşirde Cenab-ı Hak mizanda sevapları günahlarına, hasenatı seyyiatına kemiyeten veya keyfiyeten üstün gelen kulunu cennete koyacak, diğer günahlarına bakmayacaktır. Nitekim bir ayette mealen şöyle buyrulur: “O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.” (Karia Suresi, 101/6-7)

Bu kaide, her yerde ve her meselede hükmüne uyulması icab eden İlahî bir emirdir.

Burada mühim olan kemiyet ve keyfiyeti birbirine karıştırmamaktır. Yani kemiyet ile kemiyet; keyfiyet ile keyfiyet muvazeneye çekilmelidir. Yani; insanlar kemiyeten hayvanlardan azdır, o halde hüküm eksere göredir, kaidesince hayvanlar daha çoğunluktadır denilebilir. Ancak "hayvanlar, insanlardan üstündür" denilemez.

Dilenciler mevzuu ise; Türkiye’de artık bu bir sektör haline gelmiştir. Yüzde doksanı ihtiyacı için dilenmemektedir. Türkiye’de dilencilik sanattır. Hele İstanbul’da dilenmek için; yerler parsellenmiş olup hava parasına tâbidir. En kıymetli yer ise; Eyüp Sultan’dır. O halde; kişinin hayra en yakınından başlaması sırrı; su-i istimallerin önünü kesmek ve bilmediğimiz yere ve şahıslara yardım yapmamak için bir kaidedir.