"En büyük şahıs, en büyük bir itaatle, mütevaziâne bir havf ve heybet altında hizmet eder." cümlesini izah eder misiniz?


Kâinata dikkatle bakılsa, her şeyin Allah’a itaat ettiği görülür. Ne Güneş büyüklüğüne ve cirmine güvenip O’na itaatsizlik edebilir, ne de gözle görülemeyecek kadar küçük bir mikrop O’nun nazarından kaçabilir. Her şeyde tam ve eksiksiz bir itaat ve imtisal vardır. Bu da açıkça O’nun izzet ve azametini gösterir. İtaat etmeyen kâfir ve müşrikleri ebedî ve şiddetli bir cezaya çarptırması da O’nun izzetindendir.

Cenâb-ı Hakk’ın izzet ve azameti karşısında her şey ve herkes itaat etmeye mahkûmdur. O halde kâinatta açıkça görünen itaat ve sükûnet de O’nun izzet ve azametini gösterir. “En büyük şahıs, en büyük bir itaatle, mütevaziâne bir havf ve heybet altında hizmet eder.”(1) cümlesi, kâinattaki bu mutlak itaate işaret eden veciz bir ifadedir.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, İkinci Suret.