Ruhsatlarla Amel Eden Nur Talebesi Olamaz mı?


Külliyat'ın muhtelif yerlerinde, Nur talebesinin vasıfları belirtilmektedir. Azimetle hareket tavsiye edilmekte, ancak talebeliğin şartı olarak ifade edilmemektedir.

Derlediğimiz, aşağıdaki pasajlardan da bunu anlamaktayız.

"Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin." (1)

"Şu kısa tarikın evradı, ittiba-ı sünnettir; feraizi işlemek, kebairi terk etmektir ve bilhassa, namazı tadil-i erkan ile kılmak, namazın arkasındaki tesbihatı yapmaktır." (2)

"Risaletü'n-Nur, gerçi umuma teşmil suretiyle değil, fakat herhalde hakikat-i İslamiye'nin içinde cereyan edip gelen esas-ı velayet ve esas-ı takvâ ve esas-ı azimet ve esâsât-ı Sünnet-i Seniye gibi ince, fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek bir vazife-i asliyesidir." (3)

"Risale-i Nur'un hakikî şakirtleri, neşriyat-ı diniyelerinde ve ittibâ-ı sünnetteki ibadetlerinde ve içtinab-ı kebâirdeki takvâlarında, Kur'an hesabına vazifedar sayılırlar." (4)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup.

(2) bk. age., Zeyl.

(3) bk. Kastamonu Lahikası, (48. Mektup)

(4) bk.Kastamonu Lahikası, (115. Mektup)