MADDE


Ellerimiz kalemi tuttuğunda, ruhumuzun isteğine uyarak tutar. Ruh ve ondaki hayat sıfatı efendi makamında, madde ise hizmetçidir. O halde ruh ve ona bağlı bütün fonksiyonlar bu hizmetçiye verilemez ve onunla izah edilemez. Mesela, yazdığımız bir makaledeki ilmi, ne elimize, ne kolumuza, ne de bütün bir bedenimize verebiliriz.

Bedenimiz kâinatın maddesinden bir özet, ruhumuz ise ondaki her çeşit hayata bir misâldir.

Bu kâinat, bir meyve ağacının imdadına koşturuluyorsa, bunu madde ile izah etmeye kalkıştığımızda, rızık mânâsını, açlık mânâsını, rahmet ve merhamet mânâlarını kâinatın maddesine vermemiz gerekecektir.

“Bilmüşahede madde, mahdum değil ki herşey ona irca’ edilsin. Belki hâdimdir, bir hakikatın tekemmülüne hizmet eder. O hakikat, hayattır. O hakikatın esası da ruhtur.” (Sözler)

Gerçeği bu şekilde tespit etmeyen ve doğruyu bulamayan insanlar, her şeyi madde ile açıklamaya kalkışır, hayatı, ruhu, his âlemini ve duyguları maddeye vermek için hayli zorlanırlar.

Risale-i Nur’da bütün materyalistleri susturan bir hakikat dersini burada aktarmak isteriz:

“Madde dedikleri şey ise; suret-i mütegayyire, hem de hareket-i zâile-i hâdiseden tecerrüd etmez. Demek hudûsu muhakkaktır.” (Muhakemat)

Hudus, bir şeyin sonradan meydana gelmesi, yani bir şeyin evvelinin olması demektir. Hâdis ise, evveli olan şeye deniliyor.

Maddenin hudusu, yani sonradan var edilmesi muhakkaktır, çünkü suret değiştiriyor ve hareket ediyor; bir hareketi bir başkası takip ediyor. Bu ikinci hareketle, birinci hareket ortadan kaybolmuş oluyor.

Bu vecizede, maddenin iki önemli sıfatına dikkat çekiliyor. Birisi değişikliğe uğraması, diğeri de kendisinde sonradan meydana gelen ve kaybolup yerini bir başkasına bırakan bir hareket bulunması.

Bunlar, maddenin hudusuna, sonradan yaratılmış bir mahlûk olduğuna delil oluyorlar.

Buna göre madde bu hâdis sıfatları taşıdığından, kendisinin de hâdis olması icap eder. Zira hâdis sıfatlar ancak hâdis olan bir varlıkta bulunabilir. Ezelî sıfatlar ancak varlığı vacip ve ezelî olan Allah’a hastır; madde ise onun mahlukudur.