"Bir iki Sözde beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya 'ah' veya 'oh' gelir. Yani, ya teessüf eder, ya 'Elhamdülillâh'” der." Bu cümleleri izah eder misiniz?


"İkinci nokta: Zevâl-i lezzet elem olduğu gibi, zevâl-i elem dahi lezzettir. Evet, herkes geçmiş lezzetli, safalı günlerini düşünse, teessüf ve tahassür elem-i mânevîsini hissedip 'Eyvah' der. Ve geçmiş musibetli, elemli günlerini tahattur etse, zevâlinden bir mânevî lezzet hisseder ki, 'Elhamdülillâh, şükür, o belâ sevabını bıraktı, gitti.' der, ferahla teneffüs eder. Demek bir saat muvakkat elem, ruhta bir mânevî lezzet bırakır ve lezzetli saat, bilâkis, elem bırakır."(1)

"Bir iki Sözde beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya 'ah' veya 'oh' gelir. Yani, ya teessüf eder, ya 'Elhamdü lillâh' der."

"Teessüfü dedirten, eski zamanın lezâizinin zeval ve firakından neş'et eden mânevî elemlerdir. Çünkü zevâl-i lezzet elemdir. Bazan muvakkat bir lezzet daimî elem verir. Düşünmek ise o elemi deşiyor, teessüf akıtıyor."

"Eski hayatında geçirdiği muvakkat âlâmın zevâlinden neş'et eden mânevî ve daimî lezzet, 'Elhamdü lillâh' dedirtir."(2)

Üstad'ın yukarıda ifade ettiği gibi, lezzetin bitişinde acı; acının bitişinde de lezzet vardır.

Meselâ, geçmişte çok ağrılı ve ızdıraplı bir hastalık geçiren biri, onu hatırladığında oh "Elhamdülillah" der. Çünkü o hastalık bitmiş, acılar dinmiştir ve yerine güzel bir sıhhat gelmiştir. Hem o hastalık birçok günahına kefaret olmuş ve birçok sevabı da ona hediye ederek gitmiştir. Böyle biri hem hastalıktan kurtulduğuna şükreder hem de azim sevap aldığına şükreder.

Geçmişte nefsinin süfli arzularının peşinden koşan, her türlü gayr-i meşru lezzetleri tadan biri, o lezzetlerin bitmesinden dolayı devamlı ah ve of çeker. O gayr-i meşru lezzetler bir de onun boynuna günahların ağır yükünü yüklediği için, ah ve of çekmesini daha da artırı. Gafletle ve günahlarla geçen eski günleri hatırlayıp düşünmek, insana lezzet değil, büyük bir acı ve pişmanlık verir.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam.
(2) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.