Kâfir ve Fasığın Dünyayı Matemhane-i Umumi Görmesi Ne Demektir?


Kâfirin nazarında, her şey olduğundan daha farklı bir anlam kazanır. İşte bu bakış açısı, dünayı kafirin nazarında bir matemhane, hüzün ve ızdırap yeri olarak gösterir. Mesela; bir mümin için terhis tezkeresi olan ölüm, kafirin nazarında ebedi yok olmaktır; bütün sevdiklerinden ve dostlarından ebedi ayrılıktır.

Dünya, kafirin nazarında; neticesiz, işsiz, muattal, karmakarışık olarak şuursuz tesadüflerin oyuncağı ve sağır tabiatın ve kör kuvvetin mel'abegâhı (oyun yeri) ve umum zîşuurun matemhanesi ve bütün zîhayatın mezbahası ve hüzüngâhı suretinde görünür.

"Hem mesela; İnsanın en lâtif ve şirin bir seciyesi olan şefkat, küfür nazarıyla bakılsa, öyle müthiş bir hırkat, bir firkat, bir rikkat, bir musibet olur ki, insanı en bedbaht bir dereceye indirir. Tek bir güzel yavrusunu ebedî kaybeden bir gafil valide, bu hırkati tam hisseder."(1)

Herbir zîhayat, kafirin nazarında, zalimlerin hücumuna mâruz, miskin birer musibetzededirler.

Keza, mevcudâtı birbirine ecnebî, belki düşman ve câmidâtı dehşetli cenazeler ve bütün zevi'l-hayatı zevâl ve firâkın sillesiyle ağlayan yetimler hükmünde görür ve hakeza.

İşte bu bakış açısı, cehenneme gitmeden önce, cehennemi bir halet-i ruhiye yaşatır. Bu haleti ruhiyeden kurtulmanın tek çaresi ise -
kâfir ve fasık adama göre-  sarhoşluk ve eğlencelerdir...

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam