Risale-i Nur, gafletimizden dolayı bizimle konuşmuyor olabilir bazen. Nurlara vermemiz gereken ehemmiyet nedir, Risalelerle nasıl ferden ferda muhatab olabiliriz?


Marifet iltifata tabidir, mülahazasınca, Risale-i Nurlara ne kadar ilgi ve alaka gösterirsek, o kadar marifet ve terakki görürüz. "Merak ve ilgi ilmin hocasıdır." İnsan bu merak ve ilgi potansiyelini lüzumsuz ve malayani şeylere değil, Risale-i Nurlar gibi tahkiki iman ve ilim veren eserler üzerine teksif etmelidir.

Elbette bu ilgi ve alaka gaflet ve günahlar yüzünden zaafa uğrayacaktır. Bize düşen bu gaflet ve günahı takva ve istiğfar ile imha etmek olmalıdır.

İstiğfar ve tövbe; tıkanan feyiz kanalarını açan bir kılavuz gibidir. Ne kadar çok kullanırsak, feyiz kanalları o kadar berrak ve temiz olur.

Bizi gaflete götürecek çevre ve arkadaşlardan uzak durup, Allah’ı ve ahireti hatırlatacak çevre ve arkadaşlar ile münasebet içinde olmamız gerekir. Sürekli Allah’tan bahseden dershaneler ve arkadaşlar içinde bulunmak, Risale-i Nur üzerinde ciddi düşünmemizi ve sürekli talim ve terbiye içinde olmamızı temin edecektir.

Risale-i Nurlar üstünde müzakere ve mütalaa etmek de, ona muhatap olma yolları içinde en tesirli olan bir yoldur. Yani insan anladığı ve zevk ettiği şeyi terk etmek istemez. Biz şayet Risale-i Nurları sadece bir vird şeklinde okursak, belli bir zaman sonra insanda bir bıkkınlık meydana gelebilir. Bu yüzden sürekli müzakere ve mütalaa içinde de olmalıyız. Zaten Risale-i Nurlar tefekkür eksenli bir tefsirdir, ne kadar anlarsak o kadar ilgi ve teveccüh duyarız. Teveccühümüzü zinde tutmak için; tecrübeli kardeş ya da ağabeylerle sürekli münazara içinde olmalıyız.