Tecavüze uğrayan kişi nasıl zevk duyabilir? Kişi bu iğrenç muameleye uğrasa da çoçuğunu aldırtabilir, o veledin terbiyesinden de kurtulmuş olur? Konuyu açar mısınız?


"Erkek, sekiz dakika zevk ve lezzet için sefâhete girse, ancak sekiz lira kadar bir şey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefâhetteki zevkin cezası olarak, dünyada dâhi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşâkkatine girdiği için, sefâhette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker."(1)

Yukarıdaki ifâdeler mutlak anlamda kullanılmamıştır. Ehl-i iman ve ancak bir an nefis ve şeytana uymuş olan kadın ve erkekten bahsetmektedir. Akılları başlarına gelince, yaptıkları günahın farkına varacaklardır. Bu fiilin neticesi olarak Ahiret'e tâalluk eden cezalar bir tarafa, yalnız dünyada çekecekleri cezâlar nazara verilmektedir.

Erkek için, dünyada büyük bir sıkıntı görünmüyor. Ancak kadın için, doğacak bir bebeğin sıkıntısı söz konusudur.

Soruda da ifâde edildiği üzere, bebeği aldırıp kurtulamaz mı? Bu kez ikinci bir günâha girmiş olacaktır. Hissiyatına mağlup olup zinâ eden kadın, bu kez hissiyattan ziyâde aklıyla hareket etme durumundadır. Zâni olan kadının bu kez câni olma ihtimali vardır. İmân ehli olması sebebiyle çocuğu aldırmaması iktizâ eder. Nitekim, bu şekilde doğan yüzlerce çocuk bunun ispatıdır.

"Bir kere kandım, zinâ işledim. Ancak cinâyet işleyemem." diyerek çocuğuna sahip çıkması iktizâ eder. Vicdânı tefessüh etmiş ve her türlü günahı serbest irtkap edenler bu bahisten hariçtir. Fiilin iğrenç olması ise, haram olmasındandır. Helal bir meyve yemek güzeldir. Ancak  aynı meyve, haram bir yoldan kazanılmış ise çirkindir. Helâl dairesindeki muâmele iğrenç değildir. Şu var ki, şeytanlar, haram muâmeleri câzip göstermekte ve zehiri, bal diye içirmektedir. Böylece şeytan ve nefis, insanı muvakkat ve menhus bir lezzete boyun eğdirmektedir.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a.