Yıldızların harareti cehennemden gönderiliyor. Arzın merkezindeki ateşin, cehennemin çekirdeği olduğundan bahsediliyor. Cehennem tam olarak yaratıldı mı? Eğer çekirdek halindeyse, çekirdek seviyesindeki mağmadan nasıl tüm yıldızlara hararet gönderiliyor?


Muazzez Üstadımız, cehennemi iki kısma ayırıyor:

1. Cehennem-i Kübra.
2. Cehennem-i Suğra.

Cehennem-i Kübra: Ulvî alemlerden olup, kâinatla beraber yaratılmıştır. Şimdi el'ân mevcuttur. Yerini tâyin edemememiz, mevcut olmadığını göstermez. Bu cehennem-i kübra, nursuz ateş olduğundan, kâinatta çok vazifeler ifâ etmektedir. Hararetle alâkalı bütün hâdiseler, bu büyük cehennemin çeşitli tezâhüratından ibarettir. Bu cehennemin görünmemesi, nursuz ateş olduğu içindir.

İşte, güneşin hararetinde olduğu gibi, diğer hararetle alâkalı mes'eleler bu cehennem-i kübranın vazifesiyle ilgilidir.

Cehennem-i suğra ise; cehennem-i kübraya bir nümune ve çekirdektir. Bunun yeri ise dünyanın altı, yani merkezidir. İşte dünyanın merkezinde taşları eritecek mâhiyette olan sıcaklık ve mağma, hem küçük cehennem olup, dünyanın kendisiyle alâkalı hararete hizmet ettiği gibi, büyük cehennemden haber veren ve onun nümunesi olan bir damar ve bir örnektir.

Demek ki her iki cehennemin özellikleri ve vazifeleri ayrı ayrıdır.

Kıyâmette, bu küçük cehennem büyük cehenneme dâhil olacaktır. Bütün mahlûkatın yağı, ayranı birbirinden ayrılacaktır. Kıyâmette, imtihan âleminden gidecek malzeme, müştemilât ve sakinlerle, şu an mevcut olan cehennem, ikmâl edilerek, bütün özellikleriyle tezâhür edecektir.