"Gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar..." Sadece ömrünü günahlarla geçirenler mi bunlar? Bazen takva ehli ve dindar kişiler de yaşlanmadan nefret görüyorlar!


Bu kaide gençliğine, gücüne ve tazeliğine mecazi anlamda perestiş eden ve sevenler için geçerlidir. Şekilde dindar ve takva görünüp, kalbinde mecazi aşklar bulunan insanlar da aynı belaya maruz kalırlar ve kalmaya mahkumdurlar.

Burada esas olan kalbin içidir, gençliğine ve güzelliğine müptela mesture bir kadın da olsa aynı cezaya mahkumdur. Çünkü cezalar amellerin cinsine göre verilir. Kalbimizi Allah’a değil de fani şeylere sarf edersek, cezası sevilmek yerine nefret görmektir. İnsanlar gençliğinden gücünden istifade ederler, ama bunlar elinden gidince hemen yüz çevirirler.

Ama kalbi de bedeni de Allah yolunda olanlar, hem dünyada hem de ahirette mesut ve bahtiyardırlar. Kalbi Allah için atan birisine, bütün insanlar yüz çevirse bile yine bunu kafasına takıp müteellim olmaz...