“Madem kudret-i ezeliye bilmüşahede en âdi maddelerden, en kesif unsurlardan hadsiz zîhayat ve zîruhu halkeder ve gayet ehemmiyetle madde-i kesifeyi, hayat vasıtasıyla madde-i latifeye çevirir...” İzah eder misiniz?


Elementler ve onlardan yapılan şeyler kesif maddelerdir. Cenab-ı Hak bu kesif maddelerden hücre yarattığında, hayat sahibi olan o hücrede bir letafet hasıl olmuş olur. Hücreler bir çiçek haline geldiğinde letafet ziyadeleşir. Nihâyet hayvanların yaratılmasıyla o hayata bir de şuur verilmiş, görme, işitme gibi sıfatlar ihsan edilmiş ve öylece daha da güzelleşmiş ve letafet kazanmıştır.

Bir atom, Allah’ın atom yapma kemalini hamd ile tesbih ve ilan ederken, meselâ bir hayvan Allah’ı Muhyi (hayat veren), Basîr (gören), Semi’ (işiten), Rezzak (rızık veren) gibi çok esmâ ile tesbih eder. Demek ki, hayatın verilmesiyle o kesif maddeler kendilerinde tecelli eden her bir isimden ayrı bir şeref kazanır, ayrı bir letafete sahip kılınırlar.

Hayat olmasaydı, hayatla ilgili hiçbir ismin tecelli etmediği bir kâinat, sadece Halık, Malik, Musavvir, Müzeyyin gibi belli isimlerin tecelligâhı olarak kalacaktı.

Hayatla şereflenen ve çok esmâya tecelligah olan bir cismin maddesi, hayatsız bir cismin maddesinden son derece ileridir, mükemmeldir, latiftir, şeriftir.