"Medeniyet-i garbiye-i hâzıra, semavî dinleri tam dinlemediği için, beşeri hem fakir edip ihtiyacatı ziyadeleştirmiş. İktisat ve kanaat esasını bozup israf ve hırs ve tamahı ziyadeleştirmeye, zulüm ve harama yol açmış." İzahı?


Batı medeniyeti, maddeci felsefeyi ve onun vahşi prensiplerini kendine ölçü alıyor ve bu prensiplere göre amel ediyor.

Bu prensiplerden en öne çıkanlar; "Büyük balık küçük balığı yutar; güçlü haklıdır; insanları birine bağlayan unsur ırktır; insanın bu dünyadaki amacı nefsin istek ve fantezilerini gerçekleştirmek; hayat çarpışma ve kavgadır." vesaire gibi şeylerdir.

Semavi dinler ise, insanlara bunun aksini öğütlüyor: "Haklı güçlüdür; insanları birbirine bağlayan unsur ırk değil vatan, din ve meslek bağlarıdır; insanın amacı nefsine basıp güzel ahlaka ulaşmaktır; hayat kavga ve çarpışma değil dayanışma ve yardımlaşmadır." vesaire.

Şayet Batı birinciye değil de ikinciye kulak verseydi, bugün dünya daha adaletli daha yaşanabilir daha huzurlu daha kavgasız ve gürültüsüz olurdu...