"Kur’ân için sahibü’l-yed, taraf-ı İlâhîdir." ne demektir? İnkârcılar için de böyle midir? Onlar delil ve isbata bakmadan, Kur'an'ı Allah kelamı olarak görmüyorlardı?


Taraflar insan ile Allah, ortada duran mal da Kur’an gibi bir harika olunca, aklı olan her insanda bu malın sahibinin kimin olduğu konusunda küçük de olsa bir kanaat hâsıl olur.

Allah’a ait bir şeye bir insanın sahiplik iddiasında bulunması nasıl muazzam bir fark ise, bütün kitaplardan farkı da bir nazarda anlaşılabilen bir kitabın da bir insana ait olamayacağı çok aşikârdır.

Mesela: Mekke müşrikleri içinde Kur’an’a hayran olanlar var ve bunun taklidinin mümkün olmadığını da itiraf ediyorlar. Bu da gösteriyor ki Kur’an başlı başına bir mu’cizedir ve bunu imansız nazarlar da görebiliyor.  

"Kur’an Allah’ın bir kitabıdır." demek, Kur’an’ın ince mânalarını ve harika mu’cizelerini görebilmek için gereklidir. Yoksa İlahî bir kitap olduğu kabul edilmeden Kur’an mu’cizeleri hiç anlaşılmaz demek değildir. Şayet öyle olsa idi Mekke müşrikleri ya da tarafsız bir nazarla Kur’an’a teslim olanların, onun mu’cize bir kitap olduğuna iman ya da itiraf etmesi mümkün olmazdı.