"Hayvânat ve nebâtâtın icadında, gözümüzle görüyoruz, hadsiz bir sehâvet ve kesret içinde, nihayet derecede bir itkan, bir hüsn-ü san’at bulunuyor. Hem nihayet derecede karışıklık ve ihtilât içinde, nihayet derecede bir imtiyaz ve tefrik görünüyor." İzah?


"Hayvanat ve nebatatın icadında, gözümüzle görüyoruz, hadsiz bir sehavet ve kesret içinde nihayet derecede bir itkan, bir hüsn-ü sanat bulunuyor."

İnsanlar açısından bakıldığında bir şey çokça ve bolca bulunuyorsa o şey sanat ve estetik açısından ucuz, basit ve değersizdir. Sanatlı ve estetik olan bir şey hem pahalı hem karmaşık hem de çok değerli olur. Hem değerli hem çok hem sanatlı hem de bolca bulunmak insanlar açısından zıt şeylerdir.

Oysa Allah’ın yaratmış olduğu bitki ve hayvanlar hem çok hem değerli hem sanatlı hem de bolca bulunuyor, hem estetik hem de ucuz bulunuyor. Bu da anlayan için bir kudret mucizesi oluyor.

Şayet Allah insanlara karşı şefkatli ve cömert olmasa idi, bizim bugün bir tek domatesi yiyebilmemiz için binlerce lira harcamamız gerekirdi. Zira bir tek domatesin toprak içinde toplanması, güneşle pişirilmesi, bulutlarla sulanması maliyet açısından çok pahalı ve imkansız bir durumdur. Oysa biz iki üç liraya bir kilo domates alabiliyoruz. Bunun tek sebebi Allah'ın sonsuz kerem ve sehavetidir.

"Hem nihayet derecede karışıklık ve ihtilat içinde, nihayet derecede bir imtiyaz ve tefrik görünüyor..."

Birçok madde ne kadar iç içe ve girift bir şekilde ise, karışıklık ve bulaşıklık o nispette şiddetli olur. Bunları ayrıştırmak ve seçmek çok zor olur. Yeryüzü bir tarla, dört yüz bin tür olan bitki tohumları bu tarlaya atılan tohumlardır. Öyle ki bir türde milyonlar fertler bulunur.

Mesela, buğday türünün adedini ne insanlık sayabilir ne de bilgisayarlar sayabilir. Bütün bu trilyonlarca tür ve adetleri bir tarla olan zemin yüzünde biribirine karıştırmadan birbirine engel teşkil ettirmeden mükemmel bir seçim ve ayrıştırma ile muhafaza eden Zatı görmemek, bilmemek cehaletin en büyük derinliği olsa gerek.

Allah karışıklık ile temyiz gibi iki zıddı cem ederek eserindeki mucizeyi gösteriyor. İhtilat içinde imtiyaz ancak sonsuz kudretin işi olabilir.

 

1-) Sehavet ve kesrette itkan ve hüsn-ü sanat; Bir bahar mevsiminde yaratılan sineğin sayısı trilyonları geçtiği halde her bir sineğin bireysel anlamda mükemmel bir güzellikte ve estetik değerde yaratılması buna güzel bir örnektir. Bunu diğer canlılar üzerinde de düşünebiliriz. Yani sineğin kesretli yaratılması yaratılış kalitesinden ve güzelliğinden ödün verdirmiyor.

2-) Karışıklık ve ihtilat içinde imtiyaz ve tefrik; Toprağın içine her türden karışık bir şekilde tohumlar atılıyor ama bu tohumları açan, besleyen ve büyüten yaratıcı asla bunları bir birine karıştırmıyor. Oysa milyonlarca çeşit tohum karanlık ve izbe toprağın altında bir birine karıştırılmaya çok müsait bir durumda olmasına karşın mükemmel bir seçim ve ayıklama ile hiçbir tohum diğeri ile karıştırılmadan tefrik ve temyiz ediliyor. Böyle muazzam bir karışıklık içinde muazzam bir seçim ve ayıklamayı ancak sonsuz bir ilim ve irade yapabilir.

3-) Mebzuliyet ve vüsat içinde sanatça kıymettarlık ve hilkatçe güzellik; İnsanlar içinde bir şey çokça ve bolca bulunuyorsa o şeyin kıymeti, değeri ve sanat yönü basit, adi ve zayıf demektir. Oysa Allah’ın yaratmış olduğu şeyler hem çok ve bol hem de gayet sanatlı ve değerli bir özelliğe sahip. Yani Allah’ın sıfatlarında bir sınır bir eksiklik olmadığı için hem çokça ve bolca hem de değerli ve kıymetli bir şekilde yaratıyor. Toprak, hava, su, ateş, dünyanın her yerinde çokça ve bolca olmasına karşın değerinden, sanatından ve güzelliğinden asla kaybetmiyor.

4-) Çok cihazata ve çok zamana muhtaç iken suhulet ve süratle icad; İnsan açısından bakıldığında bir bahar mevsiminde yaratılan böcek ve haşeratı icat için sayısız fabrika ve makineler ve binlerce yıl zaman ve müddet iktiza ediyor. Oysa Allah onları 5-6 hafta gibi çok kısa bir zaman içinde ve teçhizat iktiza etmeden yaratıyor. 5-6 hafta da adetullahı gereği istese bir anda da yaratabilir Onun sonsuz kudreti karşısında bu yaratmalar “ol der oluverir” kolaylığındadır.

Allah’ın kudreti sonsuz olduğu için Onun kudretine zorluk/kolaylık söz konusu değildir. Onun bir çiçeği yaratması ile bütün baharı yaratması aynı kolaylıkta ve aynı kıymettedir. Bir insanı yaratması ile bütün insanlığı yaratması aynı ol emri ile gerçekleşmektedir. Aza az çoğa çok güç sarf ediyor değildir. Kolaylık ve zorluk gücü sınırlı olan acizlerin kudretinde geçerlidir.

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.