"Fakat derd-i maişet zaruretiyle kendini mecbur bilip, gizli dâvâ vekâletine teşebbüs etti. Birden bir şefkat tokadı daha yedi." Dava vekaleti nedir, neden tokat sebebi oluyor, izah eder misiniz?


“Dava vekaleti” bugünkü ifadesi ile avukatlık demektir. O dönemde Risale-i Nurlar dinsizlik akımına karşı çıkan en büyük iman hareketi idi. Ve bağlıları gayet az, zayıf ve fakir kimselerden oluşuyordu.

Risale-i Nurlar el yazısı ile çoğaltılıp Anadolu’ya dağıtılıyordu, bu da ciddi bir gayret azami bir ihlas gerektiriyor ve az olan hadimlerinin başka şeylerle iştigal etmemesini gerektiriyordu. Bu yüzden bu işe gönül vermiş talebeler dört elle Risale-i Nura hizmet ediyor, başka şeylerle oyalanmıyorlardı. Şayet oyalananlar olursa şefkat tokatları ile geri vazifelerine döndürüyorlardı.   

“Fakat derd-i maişet zaruretiyle kendini mecbur bilip gizli dava vekaletine teşebbüs etti. Birden bir şefkat tokadı daha yedi. Kalemi tutan parmağı, muvakkaten kırıldı. Bu parmakla hem dava vekaleti yapmak hem Kur'an'ı yazmak olmayacak diye lisan-ı mana ile ihtar edildi.”(1)

ifadeleri de bu inceliğe işaret ediyor.

(1) bk. Lem'alar, Onuncu Lem'a.