"Bütün emirler mânâ-yı melâikenin vücuduna şehadet ederler." cümlesinde emirlerin, meleklerin vücuduna işaretini açar mısınız?


Âlem hakkında yapılan “mülk-melekut” , “gayb-şehadet” , “dünya-ahiret” gibi ikili tasniflerden biri de “âlem-i halk, âlem-i emir” şeklindedir. Üstat Hazretlerinin ruhun âlem-i emirden olduğu beyanından hareketle, şöyle düşünebiliriz:

Beden halk âleminden, ruh ise âlem-i emirden olduğu gibi, yerküresi halk âleminden, yerçekimi emir âlemindendir. Keza, güneş halk âleminden, cazibesi emir âlemindendir. Kısacası bu âlemdeki bütün kanunlar emir âlemindendirler.

İşte, şu maddî âlemin sevk ve idaresinde görev alan bu kanunlar, şu görünen varlıkların ötesinde, görünmeyen ruhanî varlıkların da bulunduğuna şehadet ederler. Bir yağmur tanesine bile müekkel melek yaratan, onu tefekkür ettiren ve onun tesbihatını o meleğe  temsil ettiren Cenab-ı Hak, elbette bu kanunlar âlemini de seyircisiz bırakmayacaktır. Nitekim bırakmamış ve onları hem temaşa eden, hem de Cenab-ı Hakk’ın izniyle onları sevk ve idare eden, onların dizginlerini elinde tutan ruhanî varlıklar yaratmıştır. Zaten melek kelimesinin kuvvet mânasına gelmesi de bu hakikati ders vermektedir.