"Melaike, ecsam-ı latife-i nuraniyedirler. Muhtelif nevilere münkasımdırlar." cümlelerini izah eder misiniz?


Melekler, nurdan yaratılmış latif cisimlerdir. Yani katı ve kesif değiller, latif ve nuranidirlerdir.

Meleklerin nuru; bildiğimiz ışıklar gibi değildir. Mesela, iman en ileri bir nurdur, ama ışık gibi parlamaz. Güneş'in ışığı bize madde âlemini gösterirken, iman nuru şu görünen eşyada tecelli eden esma-i İlahiyeyi gösterir. İlim de bir nurdur, o da cehalet karanlığını izale eder.

Meleklerin muhtelif nevileri vardır. Üstad Hazretleri bir dersinde “nihayetsiz melâike envaı” ifadesini kullanır. Bir başka dersinde de “bir yağmur katresine müekkel meleğin arşa müekkel melek cinsinden olmadığını” ifade eder. Meleklerin cinslerinin farklılığı bize hayvanlar arasındaki farklılığı hatırlatır. Arı da hayvandır, aslan da ipek böceği de hayvandır balık da. Hepsi hayvan olmakta müşterektirler, ama bunların her biri ayrı bir cinstir. Buna göre, dünyanın dönmesine müekkel melek, rüzgârın esmesine müekkel olandan farklıdır. Keza, ruhları kabzeden melek de amelleri yazan melek cinsinden değildir. Hepsi nurdan yaratılmışlardır, ama birbirlerine benzemezler. Hepsi topraktan yaratılan çiçeklerin ve ağaçların birbirinden ayrı şekillere ve hususiyetlere sahip olmaları gibi.