Bir cüzün vücudunun ispatı, bütün melaikenin vücudunu nasıl istilzam ediyor? Ayrıca nasıl "birini inkâr etmek tümünü inkâr etmek anlamına geliyor. " Bu meseleyi kabul etmek veya reddetmekteki eşitlik; itikat açısından da söz konusu mudur?


Melaike, hem “elçi”, hem de “kuvvet” manasına gelir. Melekler nurani ve ruhani varlıklardır; çeşitli şekillere girebilirler.

"Meleklere iman" denildi mi, Allah’ın şu gördüğümüz madde âleminden başka ruhani âlemler de yarattığına, meleklerin nurdan yaratılmış ruhani varlıklar olduklarına iman etmek anlaşılır. Denizlerde balıkları, ormanlarda ceylanları, kanımızda al ve akyuvarları, toprakta bakterileri yaratan bir kudret, elbette nurdan da melekleri yaratır ve yaratmıştır. Buna inanan bir insan için bir tek meleğe inanmakla bütün meleklere inanmanın farkı yoktur. "Nurdan bir varlık yaratılmaz" diyen kişi için de bir meleği inkâr etmekle bütün melekleri inkâr etmenin farkı yoktur.

Bunun en yakın misali kendi ruhumuzdur. “Şu görünen organlarımı sevk ve idare eden bir ruh vardır.” diyen insan, artık bütün insanların ruhlarının varlığına da inanır. İnsanı sadece atomlar ve hücreler yığını olarak gören ve ruhu inkâr eden bir kimse de bütün ruhları inkâr eder.

İman bir bütündür. Bir iman rüknüne inanmayan kimse bütün rükünleri de inkâr etmiş olur. Üstad Hazretlerinin ifade ettiği gibi “İman tecezzi kabul etmez.”

Meleklere inanmayan bir kimse Cebrail’e de inanmıyor demektir. Ona inanmayan onun getirdiği Kur’âna da inanmaz; ondaki bütün hakikatlere de inanmaz.