"Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman, birden muntazam bir ordu hükmüne geçer." İzah eder misiniz?


Allah, yeryüzünü bir sofra şeklinde yaratmış, o sofraya çeşitli nimetleri dizmiş, harika ihsanlarla donatmış, bezetmiş, mükemmel rububiyetini, sonsuz şefkatini ve harika ve muazzam cömertliğini göstermiştir. Lakin insanlar, gaflet perdesi altında ve sebepler dairesinde, bu mühim hakikati tam göremiyor, unutuyor.

İşte Ramazan ayında mü’minler intizamlı bir ordu hükmüne geçiyor. Yani Allah’ın ziyafetine davet edilmiş bir şekildeiftar vaktinde "Buyurunuz!.." emrini bekliyorlar gibi bir kulluk tavrı göstermeleri ile Allah’ın mükemmel rububiyetine, eşsiz şefkatine ve sayısız nimetlerine mukabil, muazzam  ve düzenli bir ordu gibi karşılık veriyorlar.

Ramazan bu gafleti kırmak ve dağıtmak için, bütün Müslümanları muazzam bir ordu hükmüne getiriyor. Her gün serbestçe yeyip içtikleri şeylerden imsak ile iftar arasında ellerini çekerek, iftar saatinde Allah’ın “buyurun!” emrini bekliyorlar. Sofra üstünde parlayan tedbir ve terbiyenin, hür olmadıklarının farkına varıyorlar, her şeyin tedbir ve terbiyesinin Allah’ın elinde olduğunu idrak ediyorlar. Bu idrak ve şuur, insanın küllî bir kullukta ve şükürde bulunmasına vesile oluyor. Oruç bir nevi bu büyük sofranın dellalı ve hissettiricisi hükmüne geçiyor. Sonsuz şefkat ve rahmetin bir neticesi olan bu sofraya teşekkür olarak, oruç tutan mü’minler iftarın intizamı ve tavrı ile küllî bir kulluk ile karşılık veriyorlar.

Resmî bir merasimde askerler belli bir disiplin ve intizam içinde resm-i geçit yaparken, bir askerin o nizamı, disiplini ve ahengi bozacak bir hareket yapması ne denli cezaya müstahak olduğunu göstermez mi?