"Takdimiyle hasrı ifade eden -bilahire- kelimesi, bazı ehl-i kitabın iman ettikleri ahiret, hakiki bir ahiret olmadığına tarizdir. İnkar ettiklerinden anlaşıldığına göre, bildikleri ahiret, mecazi bir ahiret imiş..." nasıl anlamalı?


"Onlar ahirete kesin olarak inanırlar" ayetinde ahiret kelimesi başa alınmıştır. Aslında şöyle de olabilirdi: "Onlar inanıyorlar ahirete. Ancak birinci cümle ayet olmuştur, bundan maksat, kesinlik ifade etmesidir. Yani: "Onlar kesin olarak, yalnız ve yalnız Kur'an'ın bahsettiği ahirete inanıyorlar." demektir.

Fakat  bazı Ehl-i kitabın, "Cehennem bizi bir kaç gün yakacaktır." şeklindeki ifadeleri gösteriyor ki, onlar Kur'an'ın bahsettiği gerçek ahirete değil, kendi kafalarında hayal ettikleri mecazi bir ahirete inanıyorlar.

Ayrıca lezaizi cismaniyeye de inanmıyorlar. Burada, onların lezaizi cismaniyeye inanmadıklarını iki şekilde anlıyoruz.

Birincisi: Madem cehennem cesetlerine muvakkat dokuncaktır; öyle ise cennet için de aynı şeyi düşünüyorlardır.

İkincisi ise: Zaten Ehl-i kitap, ahiretin cismanı olduğunu kabul etmiyorlar. Yalnız ruhani olduklarını kabul ediyorlar. İşte bu bilinen gerçek, burada hatırlatılmıştır.