"Bizim halimiz şimşekler gibidir; bazen görünür, bazen saklanır." Şimşek her zaman görünmüyor mu, konuyla şimşeğin alakasını açar mısınız?


"Hazret-i Yâkuptan sorulmuş ki, 'Niçin Mısır’dan gelen gömleğinin kokusunu işittin de yakınında bulunan Kenan Kuyusundaki Yusuf’u görmedin?' Cevaben demiş ki: 'Bizim halimiz şimşekler gibidir; bazen görünür, bazen saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz.'”(1)

Şimşek; zifiri karanlığı bir anda aydınlatır, her taraf yine hemen karanlığa bürünür. İnsanın etrafını görebilmesi de şimşeğin o anlık aydınlığına bağlıdır, yoksa yolunu göremez.

Hazret-i Yakub (a.s) burada; “Bizim mu’cize göstermemiz, ilahi ihsanla mümkündür, ona bakar. İlahi ikram olursa, Allah’ın inayeti imdadımıza yetişirse bazı hakikatleri sezer, şeyleri görebiliriz. Allah’ın inayeti gelmezse biz de sizin gibi aciz bir beşeriz.” dersini veriyor.

Hz. Yakub (a.s) ilahi yardımı şimşeğe benzetiyor. İlahi inayet geldiğinde Yusuf'un kokusunu çok uzaklardan duyabiliriz, ama ilahi yardım olmadığında her insanda olduğu gibi biz de yanı başımızı göremeyiz. İlahi yardım da âdetullah ve hikmet gereği sürekli değil ara sıra gelir.

Burada ilahi yardımın mu’cize manasında ara sıra vuku bulması ile şimşeğin anlık çakması arasında bir benzetme yapılıyor.

1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.