"Üçüncü temsil: Muvazene sırrıdır." Temsili devamıyla birlikte açar mısınız? Muvazene sırrının kudretle ilişkisi nedir?


Allah’ın sonsuz kudretiyle, her şeyi son derece kolay yarattığına mahlukat âleminden farazî bir misâl veriliyor:

“Meselâ: Hakikî ve hassas ve çok büyük bir mizan bulunsa; iki gözünde iki güneş veya iki yıldız veya iki dağ veya iki yumurta veya iki zerre herhangisi bulunursa bulunsun, sarf olunacak aynı kuvvet ile o hassas azîm terazinin bir gözü göğe, biri zemine inebilir.”(1)

Sarf olunacak aynı kuvvetle, güneş de göğe çıkarılabiliyor, zerre de. İkisi arasında bir kolaylık veya zorluk farkı olmuyor.

Bu misâlin hakikate tatbiki şöyledir: Güneş de yıldız da .., zerre de mümkinattandır. Mümkinin tarifi “olup olmaması müsavi” şekindedir. Yani mümkinin iki tarafı “olmak ve olmamak”tır ve misâldeki terazi bu hakikate işarettir.

Allah, bir mümkinin varlık sahasına çıkmasını dilediğinde sonsuz kudretiyle onu hemen yaratır. Bu dileme ve yaratma âyet-i kerîmede “kün” (ol) emri şeklinde nazara verilmiştir. Kün emrini alan şeyin güneş olmasıyla, zerre olmasının farkı yoktur. Allah, her ikisini de aynı kolaylıkla vücut sahasına çıkarır. Bu ise, misâldeki terazinin varlık gözünün göğe çıkması, yokluk gözünün yere inmesi demektir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz.