"Dalalet, küfür" ve "ilhad" kavramlarının açıklar mısınız?


Küfür, hakkı ve doğruyu inkar etmek demektir. Dalalet ise: Doğru ve istikametli yoldan ayrılmak, sapmak anlamındadır. Küfür, özel bir hükümdür. Dalalet ise, genel bir hükümdür. Yani, her küfür, dalalettir. Ama her dalalet, küfür değildir.
 
Mesela, Ehl-i sünnetin bir prensibini inkar eden bir şiaya veya mutezileye, ehl-i dalalet denir. Ama, ehli küfür denilmez. Yine, sünnete muhalefet eden, ehl-i bidat, ehl-i dalalettedir, diyebiliriz. Ama ehl-i küfür diyemeyiz.
 
Dalalet, geniş bir kavramdır. Bazen küfür anlamında, bazen bidat anlamında, bazen istikametsizlik anlamında, bazen de günah anlamında kullanılabilir.
 
Hangi anlamda kullanıldığını ise, kıyaslandığı karşıt kavramı, ya da kullanıldığı konu içinde anlayabiliriz. Mesela, hidayet, dalalet şeklinde olursa; dalalet, hidayetin karşıtı anlamındadır. Bidat ehli için söylediğimiz zaman, İslam olmakla beraber, ehl-i sünnetin dışında olduğunu anlarız.
 
İlhad ise: Daha çok, dinsizlik anlamında, yani küfür anlamında kullanılmıştır. Bir nevi dalalet kavramının  genel kapsamı içinde, küfür özeline giren bir kavramdır.