"Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor... Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et." Ruhani mecliste kimler vardı, Üstada neden böyle hitap etmişler?


"'Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor.' Gittim, gördüm ki, münevver, emsalini dünyada görmediğim, Selef-i Salihînden ve a'sârın meb'uslarından her asrın meb'usları içinde bulunur bir meclis gördüm. Hicap edip, kapıda durdum. Onlardan bir zat dedi ki: 'Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et.'"(1)

Bu cümlelerden anlaşılan; o mecliste bulunanlar içinde selef-i salihinden, yani sahabe, tabiin ve tebei tabiinden büyük zatların hazır bulunduğu, aynı zamanda her asrın müceddidlerinin de o nurani mecliste oldukları belirtiliyor. Bu meclisin başında da muhtemelen iki cihan serveri Hz. Peygamber Efendimiz (asm) bulunmaktadır.

Bu olayı da sadık ve hakiki bir rüya olarak anlamakta bir beis yoktur. Zira böyle nurani bir meclisin olduğu bir rüya, karışık ve şeytan işi bir rüya olamaz. Üstad'ın da asrın mebusu olduğu, buradan anlaşılmaktadır.

Evet, Efendimiz (a.s.m), kendilerinin görüldüğü rüyaları sadık rüyalar olarak görüp müjdeler.

"Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü, şeytan hiçbir şekilde bana benzer bir surete giremez."(2)

Ayrıca üstadımız bu sadık rüya vasıtasıyla, asrın verdiği dehşetli me'yusiyet ve ümitsizliğinin ilacını bulmuş, zamanına ve istikbale çok güzel müjdeler vermiştir. bu konuda da şöyle bir hadis-i şerif vardır: 

"Sâdık rüyayı doğru sözlü kişiler görür ve bu kişilerin rüyası Cenab-ı Hakk'tan bir müjdedir."(3).

Dipnotlar:

(1) bk. Sünûhat, Rüyada Bir Hitabe.
(2) bk. es-Suyuti, Kıtful-Ezharil-Mütenasira, s. 171.
(3) bk. Müslim, Rüya, 6.