Risalelerde müşahede ve tefekkür yüksek bir mertebe olarak gösteriliyor, bu vazifeyi melekler ve ruhaniyat da yapıyor. İnsanın bu konudaki üstünlüğünü biraz izah eder misiniz?


İnsanın üstün yaratılışı Yirmi Üçüncü Söz’ün İkinci Mebhas’ının, Beşinci Nüktesinde en güzel şekilde beyan edilmiştir. Burada şu kadarını ifade etmekle yetineceğiz:

İnsan, şu kâinat içinde Allah’ın bütün isim ve sıfatlarının tecellilerini tefekür edecek bir mahiyete sahiptir.  İnsanın her bir hissi ve cihazı ayrı bir isme açılan farklı bir pencere gibidir.

İnsan, kâinatın küçük bir misali ve modeli olduğundan her mahlûkun hususiyetini kendinde cem’ etmiştir. 

Mesela latife ve hisleri ile melek ve ruhları; cismaniyet yönü ile de maddî mahlûkları temsil eder.   İşte insan, bu yönü ile bütün mahlûkatın vekili durumunda olduğunu ilan ediyor. Ve mahlûkatın ibadetlerini kendi namına küllî bir niyet ile Allah’a takdim eder.

Cenab-ı Hakk’ın bütün isim ve sıfatları insanda tecelli ediyor. Melekler yiyip içmedikleri için Rezzak ismi, hastalanmadıkları için Şâfi ismi, günah işlemedikleri için de Tevvab ve Gaffar isimleri onlarda teccelli etmez.

Ayrıca muhtaç olanlara ikramda bulunmakla Cenab-ı Hakk’ın “Mükrim” ismine, bir kimseyi affedip bağışlamasıyla “Afüvv” ismine mazhar olur. İlmiyle Âlim ismine, hikmetli hareketleriyle Hakîm ismine ayine olur.