"Azametli, bahtsız bir kıt’anın; şanlı, talihsiz bir devletin; değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, ittihad-ı İslâmdır." cümlesini açıklar mısınız; "kıt'a", "devlet" ve "kavim" hangileridir?


Azametli, bahtsız bir kıt´a, Asya kıtasıdır. Azamet ifadesi, kıtalar içinde en büyük kıta olması ve en çok nüfus yoğunluğunun bu kıtada olmasına işaret ediyor. Bahtsız olması ise İslam medeniyetinin maddi bakımdan Avrupa medeniyetinin gerisinde kalması ve İslam devletlerinin eski haşmetli günlerinden uzak bir profilde olmasına bakıyor. Osmanlının yıkılmasıyla İslam kıtası olan Asya bahtsız ve başsız kalmıştır.

Şanlı, talihsiz bir devlet ifadesi ise Osmanlı devletine işaret ediyor. Osmanlı, şanlı bir geçmişe sahip, lakin bu cümlelerin ifade edildiği dönemde yıkılmak üzere ve talihsiz bir halet içindedir.

Değerli, sahipsiz bir kavim ifadesi ise, kanaatimize göre üç şekilde yorumlanabilir:

1. İslam Milletidir ki; Osmanlı'nın dağılması ile tüm dünya müslümanları sahipsiz kalmış, dağılmış ve ayrılığa sürüklenmiştir.

2. Türk Milletidir ki; Osmanlı'nın çöküşüyle birlikte halifesiz kalmış, bir nevi sahipsiz kalmış. Değerli ifadesi, Türk milletinin geçmişteki hizmetlerine bir gönderme iken, sahipsiz ifadesi ise Osmanlının gitmesi ile Türk milletinin yabani ve yabancı adamların tahakkümü altına girmesine kinayedir.

3. Kürt Milletidir ki; Osmanlı'yı parçalamak için, gayri müslimlerin ırkçılık aşılayarak, İslam birliğinden koparmaya ve yalnızlaştırmaya çalıştıkları Kürt milletine bir uyarıdır. İslam birliğini parçalama gayretlerinin odak noktasında; Kürt kardeşlerimizin çoğunlukta yaşadığı topraklar, yani Yahudilerin binlerce yıllık hayalleri olan arz-ı mevud vardır.

Arz-ı mevud; büyük Yahudi devletinin kurulmasının planlandığı topraklardır. Burada yaşayan Kürt kardeşlerimizin kurtuluşu; sadece İslam birliğinde ve İslam kardeşliğindedir.

Üstadımız da bu konuda şöyle buyuruyor:

"Elhasıl: Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvveti. Mecmuumuz bir iyi insan oluruz. Hod-serane yapmayacağız. Bu azmimizle başka unsurlara ders-i ibret vereceğiz. İyi evlad böyle olur."

"Hem de istibdat zamanında bir batman itaat etmiş isek, şimdi bin batman itaat ve ittihad farzdır. Zira şimdi sırf menfaatı göreceğiz. Çünkü hükümet-i meşruta, hakiki hükümet-i meşruadır."

"Elhasıl: İttifakta kuvvet var. İttihadda hayat var. Uhavvette saadet var. İtaat-ı hükümette selamet var. Hablü'l-metin-i ittihada ve şerit-i muhabbete sarılmak zaruridir." (bk. İçtimai Reçeteler, s. 256)