Nefsimizi nasıl terbiye ve tezkiye edebiliriz?


İslam’ın her emrine uymak bir nefis terbiyesi olduğu gibi, her yasağından kaçmak da nefsin bir yönden korunmasıdır. Bu manaları ruhumuza mal edebilmek için Risale-i Nurları sürekli anlayarak okumalı ve başkalarına da anlatmaya çalışmalıyız. Yapmış olduğumuz hizmetleri de nefsimize vermemeli, lütf-u İlahi olarak görmeliyiz. Günlük evrad ve ezkarımıza devam etmeli ve hizmetle bağımızı kuvvetlendirmeliyiz. Bütün bunlar nefsin istemediği, ancak tekâmülümüzün gereği olan şeylerdir.

Bir de “Muhakkak, nefsini temizleyen kurtuluşa erdi.” (Şems, 91/9) ayetinde teşvik edilen nefis tezkiyesi vardır. Âlimlerimiz bunu, nefsin kötülüklerden arıtılması, yani iman etmekle şirkten, takva ile günahlardan temizlenmesi ve salih amellerle de bu temizliğinin artırılması şeklinde izah buyururlar.

Nefis terbiyesini "nefsi öldürmek" şeklinde uygulayanlar, nefsin hoşuna giden her şeyden uzak kalırlar. Bunun neticesinde dünyayı sevmez, hırs göstermez, inat etmez, hiç öfkelenmez bir hâle gelebilirler. Bunun da bir nefis terbiyesi olduğunu kabulle beraber, nefsi öldürmek yerine, onu hayra yönlendirmenin daha iyi olacağı kanaatindeyiz. Birincisi, huysuz atın yemini kısıp, onu zayıflatarak ona hakim olmaya; ikincisi ise, yemini normal verip, ama onu iyi bir terbiyeden geçirerek güçlü bir atla hedefe daha kısa zamanda varmaya benzer.

Evet, dünyanın sevilecek tarafları vardır, sevilmeyecek yönleri vardır. Hırs gösterilecek yerler vardır, gösterilmeyecek yerler vardır. İnadın güzel olduğu durumlar vardır, çirkin olduğu durumlar vardır. Öfkenin kötü olduğu haller vardır, iyi olduğu haller vardır.

Dünyayı, Cenab-ı Hakk'ın isimlerine ayna ve ahirete bir tarla(1) olarak sevmek güzeldir. İnsanın heveslerine hitab eden ve gaflet perdesi olan yönünü sevmek çirkindir. İlimde ve hizmette hırs göstermek güzeldir, şöhret için malda ve makamda hırs göstermek çirkindir. Hakta inat etmek güzeldir. Batılda inat etmek, çirkindir. Zalimlere öfke duymak güzeldir, müminlere öfke duymak çirkindir.

İşte, nefsin mahiyetinde yer alan duyguların, arzuların hayra yönlendirilmesi, nefsin öldürülmesinden, yani büsbütün sesini kesmekten çok daha faydalıdır. Bu ise, nefsin arzu ve isteklerine iyi bir mecra bulmak, onu hayırlı şeylere sevk etmekle olur; coşarak çevreye zarar veren bir nehrin önüne baraj yapmak ve onunla çevreyi sulamak gibi.

Kaynaklar:

1) bk. Acluni, Keşfu'l-Hafa,  I, 412.