"Hususi bir yere bakmayan ve İmân hakikatler gibi umum kâinata bakan nefiyler, inkârlar -zâtında muhâl olmamak şartıyla- ispat edilmez." Burada geçen "zatında muhal olmamak" ibaresini nasıl anlamalıyız, zatında muhaliyet nasıl olur?


Konuyu bir örnek ile açıklayalım. Birisi dünyada bir şeyin yokluğunu yani nefyini iddia etmek üzere şöyle diyor: " Dünyada sadece taş yiyerek yaşayan bir adam mevcut değildir."

Yukarıdaki iddianın ispatı kolaydır, zira böyle bir şey zatında muhaldır. Dolayısı ile böyle bir şey dünyada olamaz. İspat etmek için de bütün dünyayı aramaya gerek yoktur.