"Enenin bir vechini nübüvvet tutmuş gidiyor; diğer vechini felsefe tutmuş geliyor." İzah eder misiniz? Nübüvvet için “gidiyor”, felsefe için “geliyor” tabiri kullanılması ne hikmete binaendir?


Enenin kelime mânası “ben” olduğuna göre, insanın ruhuna konulan geniş istidadı ve bedenine yerleştirilen bütün azaları ifade eder. Ancak, asıl olan ruh olduğu, bedenin onun hizmetine verildiği düşünüldüğünde, enenin birinci mânasının insan ruhu ve ondaki çok geniş istidat olduğu anlaşılıyor. İşte bu büyük sermayeyi kullanma hususunda insanlar tâ Habil ve Kabilden itibaren iki ayrı yol tutmuşlardır. Birisi Allah Elçilerinin gösterdikleri hidayet yolu, diğeri ise vahy-i semaviyi dinlemeyip kendi aklı, hissiyatı ve nefsiyle hareket edenlerin tuttukları dalalet ve küfür yolu. Burada felsefe kelimesi bu ikinci yolu temsilen kullanılmıştır.

Nübüvvet yolunu Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri veciz olarak ortaya koymaktadır:

“Kur’ân’ın vazife-i asliyyesi, daire-i rububiyetin kemâlât ve şuunatını ve daire-i ubudiyyetin vezâif ve ahvâlini tâlim etmektir."(1) 

Demek ki, insanın yaratılışındaki esas maksat Allah’a inanması, O’nu bütün sıfatları, esmâsı ve şuunatıyla tanıması ve kulluk vazifesini O’nun razı olacağı şekilde yerine getirmesidir. Dünyaya ait bütün meseleler bu ana gaye yanında tali derecede kaldıkları içindir ki naklettiğimiz cümlede “vazife-i asliyye” ifadesi kullanılmıştır.

Bütün varlıklar gibi kendisinin de Allah’ın bir mahlûku olduğunu hiç düşünmeyen insanlar ise hayatın gayesini, “mümkün olduğu kadar güzel ve rahat bir hayat geçirmek, dünya nimetlerinden azamî derecede istifade etmek” şeklinde anlarlar ve bundan çeşitli felsefî cereyanlar doğar.

Nübüvvet için “gidiyor”, felsefe için ise “geliyor” denilmesine gelince: Akla gelen ilk mâna, bu iki yolun birbirine zıt olduklarıdır. Ayrıca, "gidiyor" kelimesi nübüvvet yolunun ahirete ve ebedî saadete uzandığına bir işaret olabilir. Felsefe yolu ise böyle bir yolculuktan uzak olarak sadece dünyaya bakan bir yoldur; "geliyor" kelimesi bu mânada kullanılmış olabilir.

(1) bk. Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam.