"Felâsifenin bir taifesi, Cenâb-ı Hakka “mûcib-i bizzat” demişler, ihtiyarını nefyetmişler, ihtiyarını ispat eden bütün kâinatın nihayetsiz şehadetlerini tekzip etmişler." Bu fikri savunanlar kimlerdir?


Bu soruya, Sorularla Risale sitesinde verilen cevabı nakletmekle yetineceğiz:

 “Farabi ve İbni Sina gibi felsefeciler Allah’ı ilk sebep olarak görüyorlar ve varlıkların da ondan zorunlu bir şekilde çıktığını iddia ediyorlar. Bu teoriye 'Suduriyet Teorisi' de denmektedir."

"Sudur, bir şeyin bir şeyden zorunlu çıkmasını ifade eden bir kelimedir. Dolayısı ile sudur ile irade birbirini cerh eden iki tabirdir. Sudur varsa irade yoktur, irade varsa sudur söz konusu değildir."

"Sudur nazariyesine göre kâinat, İlâhî Varlık'tan tedricî olarak genişleme ve yayılma yoluyla meydana gelmiştir. Her şeyin ilk sebepten suduru (taşması, çıkması, fışkırması), her şey ancak onunla var olur anlamına gelir.”