"Arap kavmi maarifsiz, bedevî bir millet idi... Sair kavimlerden fazla bir zekâya mâlik idiler. Başka insanlara nisbeten cevval fikirleri vardı." İzah eder misiniz, “maarif ve bedevilik ile zeka ve cevval fikirli olmak” zıt olmuyor mu?


Maarifsiz ve bedevi olmaları, zeki ve cevval olmalarına engel değildir. Bedevilik şehirliliğin karşıt anlamıdır, yoksa bedevilik aptallık, ahmaklık anlamına gelmiyor. Bedevi olup on şehirliyi cebinden çıkaracak insanlar vardır.

Hatta bazen şehir hayatı insanın düşünce ve tefekkür yetisine ket vurabilir. Birçok peygamber ve filozofun bedevi hayatına benzer münzevi bir hayat sürmesi bunun ispatı niteliğindedir.

Maarif (eğitim ve öğretim sistemi) ise, insan düşüncesini belli metot ve kalıplarla sonuca hızlı ulaştırma konusunda bir araç bir vesiledir. Maarif olmadan da insanlar düşünce ve tefekkürünü geliştirebilirler. Hatta ünlü ve etkili düşünürlerin birçoğu bugünkü anlamı ile bir maarif sistemine dahil olmadan derin izler bırakmışlardır.

Mesela Bediüzzaman Hazretleri bir okul bir üniversite bitirmemiş, ama bu asra derin izler bırakmıştır. Buradan maarif sistemi gereksiz gibi bir mana anlaşılmasın, lakin maarif dışı insanların da yüksek makamlara çıkması mukadder olabiliyor.