"Sonra, o seyyah-ı âlem asırlarda gezerken, Müceddid-i Elf-i Sâni İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Farûkînin medresesine rast geldi, girdi, onu dinledi..." Bu cümlede Üstad mecazi mi, yoksa mana aleminde gerçekten mi o medresede bulunmuştur?


İki şekilde de anlaşılabilir: Bir kesim sonuzdaki birinci manayı anlar, diğer bir kesim ise ikinci manayı anlar. "Hayali bir yolculuktur." diyenleri makul gördüğümüz gibi, "Gerçekten zaman üstü yaşanmış bir olaydır.", diyenlere de saygı göstermemiz lazımdır, diye düşünüyoruz.