"Âhir fıkrasında, Muhbir-i Sâdıkın haber verdiği 'Mânevî fütuhat yapmak ve zulümatı dağıtmak zaman ve zemin hemen hemen gelmesi' diye fıkrasına, bütün ruh-u canımızla rahmet-i İlâhiyeden niyaz ediyoruz, temenni ediyoruz." İlgili hadisler hangileridir?


Bir gün Avf bin Malik'e Allah Resulü (asm), "Çok karanlıklı ve şiddetli bir kısım fitneler gelir. Derken fitneler birbirlerini takip eder. O kadar ki bu Ehl-i Beytimden Mehdî denilen bir zât çıkıncaya kadar devam eder. Sen ona ulaştığında tabi ol ki hidayette olanlardan olasın." (el-Havî, 2:67, 68; el-Burhan, v. 87a.) buyurmuşlardı.

"Sizden kim o güne yetişirse, karlar üzerinde emekleyerek de olsa ona katılsın." (İbni Mâce, Kitabü'l-Fiten: 36, Bub: 33, 34. H. 4082, 4084; Müstedrek, 4:465.; Kitabü'n-Nihaye,1:28-29)

Başka bir hadislerinde de Allah Resûlü (asm), Huzeyfetü'l-Yemanî'nin bir sorusu üzerine hayırdan sonra şer, şerden sonra sulh olacağını bildirmiş, "Bu sulhtan sonra ne olacak?" dediğinde de şöyle buyurmuşlardı:

"Dalalete davet edilecek. İşte sen o gün bir halife gördüğünde ağacın kökünü ısırarak da olsa ölünceye kadar ona koş." (Ebu Avane, Müsned, 4:476)

"Hz. Mehdî'nin Araba hakim oluncaya kadar kıyamet kopmayacak." (Tirmizî, Fiten: 43)

"Mehdî Rum'dan, Türklerden (çünkü, eskiden Türkiye'ye diyar-ı Rum deniliyordu.) ayrılmayacaktır." (İş'afü'r-Rağıbîn'den naklen, Tılsımlar, s. 212)

İbni Haldun ve Kurtubî, yukarıdaki rivayeti teyid eder tarzda Hz. Mehdî'nin Meşrık, Horasan ve Amuderya taraflarından geleceğini kaydetmektedirler. (Macdonald, İslâm'ın Ansiklopedisi, 7:478)

Bu ve buna benzer ahir zamanla ilgili hadislerden "Mânevî fütuhat yapmak ve zulümatı dağıtmak zaman ve zemin hemen hemen gelmesi" cümlesini tahriç etmek, pekala mümkündür.