"Kudret-i Samedâniyenin azamet-i âsârına karşı istihsan ve hayret içinde..." Buradaki “azamet-i âsâr” hangi anlamda kullanılmıştır, izah eder misiniz?


"Hem de Rububiyetin kemâl-i kudreti dahi ister ki, abd, kendi zaafını ve mahlûkatın aczini görmekle, kudret-i Samedâniyenin azamet-i âsârına karşı istihsan ve hayret içinde Allahu ekber deyip, huzû ile rükûa gidip, Ona iltica ve tevekkül etsin."(1)

Azamet-i âsâr, Allah’ın yaratmış olduğu eserlerinin hârika, benzersiz ve muhteşem olmasını ifade ediyor. Sanatkâr, yapmış olduğu eserler ile kendi hünerini gösterir. Mükemmel ve kusursuz bir eser, onu yapan zatın sanatındaki mükemmeliyeti ve kusursuzluğu gösterir. Eser çok ihtişamlı ve azametli ise, sahibinin sanatı ve mehareti de çok azametli ve muhteşem demektir.

Kâinat bir teşhir salonudur. İçinde sergilenen eserlerin hepsi de azametli, muhteşem ve mükemmeldir. Bu eserleri seyreden şuur sahibi melekler, insanlar ve cinler hayret ve hayranlık ile Allah’ın sanatını takdir ve tahsin edip, hayretle rükûa giderek O’na iltica ederler.

(1) bk. Sözler, Dokuzuncu Söz.