"Hem insandaki nebâtî ve hayvânî kuvveleri âkıbeti görmedikleri," cümlesinde geçen, "nebati kuvveleri" ifadesini tam anlayamadım, biraz açar mısınız?


Büyümek, bitkilerin karakteristik bir vasfıdır, ama hayvanlarda ve insanlarda da görünüyor. Bu sebeple büyümenin sair mahlukatta olması temel bir bitki vasfı olmasını cerh etmez.

Mesela, İslam alimleri genellikle yemek ve içmeyi hayvani bir vasıf olarak değerlendirirler, ama bu vasıf insanda da mevcuttur. Demek bir vasfın ortak olması, karakteristik ve özgü olmasını bozmaz.

Özet olarak, insanın nebati yönünü en güzel temsil eden vasıf büyüme vasfıdır. Bunun yanında insan bedeninin her tarafında asap ve damarların olması, içinde kan ve sıvıların bulunması, sanki bir ağacın bünyesini anımsatır vaziyettedir. İnsanın derisi ağacın kabuğu, damar ve asaplar dal ve budakları, kan ve sıvılar ağacın içindeki özsuyu gibidirler. İnsan ile nebat arasındaki bağ ve münasebet, daha ziyade maddi ve cismidir; hayvanlarınki ise hissidir.