"بِسْمِ اللّٰهِ hava-yı nesimi gibi (insanın ağzından) dâhile girip içi tathir ederken; dışarı çıktığında nefsin içinde semereler verir, cismin içinde gördüğü vazifeler ve verdiği semereler gibi..." İzah eder misiniz?


"Mesela,  بِسْمِ اللّٰهِ hava-yı nesimi gibi (insanın ağzından) dâhile girip içi tathir ederken; dışarı çıktığında nefsin içinde semereler verir, cismin içinde gördüğü vazifeler ve verdiği semereler gibi…"(1)

Temiz hava insanın içine girdiğinde hem ciğerleri temizliyor hem de çıkarken ses ve konuşmaya vesile oluyor. Aynı şekilde besmele de manevi anlamda temiz bir hava gibi insanın ruhunu temizliyor ve Allah’ın ismi ile her adımı ve her davranışı sevaba ve ibadete dönüştürüyor. Yani besmele ile başlanan her amel her tavır, sevaba dönüşerek manevi semereler oluyor.

Besmele, Allah’ın adı ile hareket etmek anlamına geliyor. Bir insan Allah'ın adı ile hareket ettiğinde nefsini tadil eder, onu ıslah eder ve onu hayra ve ibadete yöneltir. Böylelikle nefis manevi semereler üreten bir araca dönüşür.

Ama Allah adına hareket etmeyen nefis başıboştur, şerlidir, kötüdür ve cehenneme gitmeye vesile olan semereler üretir. Yani nefis Allah adına da kendi adına da hareket etse, müspet ve menfi semereler üreten bir unsurdur. Bu semerelerin müspet ya da menfi olmasını belirleyen nefsin Allah adına olup olmamasıdır.

Besmelenin nefsin içinde semereler vermesini bu şekilde anlayabiliriz.

1) bk. Mesnevi-i Nuriye, (trc. Badıllı).