"Risale-i Nur’un hizmetine bilmeyerek zarar verebilen bazı yeni eserleri alan bir kardeşimizi bir ikaz, bir ihtardır ki, sair Risale-i Nur talebeleri vazifelerine halel vermemek için bir tenbihtir." Olay nedir, eserler nelerdir, nasıl zarar verir?


"Manevî bir ihtara binaen, Risale-i Nur'un hizmetine bilmeyerek zarar verebilen bazı yeni eserleri alan bir kardeşimizi bir ikaz, bir ihtardır ki; sair Risale-i Nur talebeleri, vazifelerine halel vermemek için bir tenbihtir."(1)

Bu meseleye iki yönden bakabiliriz.

Birincisi, o eserler normal şartlarda Ehl-i sünnete uygun istifade edilebilecek teliflerdir. Lakin Risale-i Nur'un telif ve neşri çok zor şartlarda, zor emeklerle icra edildiği için, "Bu zararsız hatta müstefit eserlerle meşgul olmak, Nurların neşrine engel olacağı ya da neşrini yavaşlatacağı için onlarla meşgul olmak Risale-i Nur'un hizmetine zarar verir." diye ikazda bulunuluyor.   

İkincisi, o eserler muhteva olarak Ehl-i sünnete uygun olmadığı için "Hem Risale-i Nur'un hizmetine hem de Ehl-i sünnet itikadına zarar verebilir." diye ikaz ediliyor olabilir.

Büyük bir ihtimalle Üstadımızın kastettiği birinci şıktır, çünkü zararlı eserler olsa zaten farklı bir tarzda konuşulur ve söylenirdi. İkinci ihtimal ise, daha düşük görünmekle birlikte, yine de ihtimalden hali değildir. Her iki durumda da vaziyet zararlıdır. 

Mektupta o eserler hakkında bir detay verilmediği için, eserlerin ne olduğu konusunda bir yorum yapamıyoruz.

(1) bk. Kastamonu Lahikası, 47. Mektup.